Başhekim’in Kaleminden
YENİDEN MERHABA
Nerde kalmıştık?
Aslında 2011 yılının son haftasında hastanedeki akademik ve idari kadro ile yaptığımız aylık olağan toplantılarda hep birlikte 2011 yılının ikinci yarısının bir değerlendirmesini ve muhasebesini yapmıştık. Ve yine bu toplantılarda bir hususta da herkesi dilimin döndüğünce yaklaşan bir fırtınaya karşı uyarmıştım. Bu fırtına gelip geçene kadar sabır ve sükunet tavsiye etmiştim. Bu ortalığı kasıp kavuran, yıkıp geçen fırtına dindi, ‘yaşandı ve bitti’. Bu belki bir gün olacaktı, bu hayır mıdır şer midir bilmiyorum. Fakat en azından Süreyyapaşa Hastanesi üzerinden bir gölge kalktı, kara bulutlar dağıldı ve düne kadar ‘suret-i hak’tan gözüken bazı çehreler gün ışığına çıktı. Artık Süreyyapaşa Hastanesi’nde “Her şey ama her şey 24 Haziran sabahındaki gibi olacak kimsenin şüphesi olmasın” diye düşünen kişi ve onunla birlikte hareket edenlerin, zamanı tersine çevirmeye çalışanların, hastaneyi geriye götürmeye çalışanların devri sona ermiştir.
VAN ERCİŞ DEPREMİ VE SÜREYYAPAŞA
“Sevdasını koyup heybesine koyuldu yola,
Anadolu bozkırının ortasındaki bir diyardan,
Gündoğusuna, güneşin yükseldiği yere, güneş şehrine doğru,
Gül yüzlü, dost gülücüklü, güzel adam.
Gelip otağ kurdu, olağanüstü halin hüküm sürdüğü,
“Orda bir köy var uzakta,
Gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüz”
Dedikleri bir serhat iline.”
SÜREYYAPAŞA AİLESİ
Evet, yaklaşık bin kişi civarında büyük bir aile. Başhekiminden asistanına, müdüründen sekreterine, hemşiresinden hastabakıcısına her bir ferdi önemli, değerli bir aile. Görevleri, ünvanları, konumları farklı olsa da hepsi bir bütünün vazgeçilmez parçaları. Ne birini yok sayabiliriz, ne de diğerini görmemezlikten gelebiliriz.
BİR OLALIM, İRİ OLALIM, DİRİ OLALIM
‘Merhaba’ diyerek başlamıştık söze. Hacı Bektaş Veli’ye atfedilen başlıktaki sözle devam edelim. Güzel, anlamlı bir söz ve benim meramımı, muradımı da ifade ediyor.
TIP EĞİTİMİNİN FELSEFEYE GEREKSİNİMİ
DOÇ. DR. İRFAN YALÇINKAYA *
Tıp ve felsefe iki uzmanlık alanıdır. Tıp, gözlem ve deney yöntemleri ile biyolojik ve psikolojik temeller ışığında tanımladığı sorulara yanıtlar ararken, felsefe kültür dünyasını referans alarak yanıtları sorgulama üzerinde yoğunlaşır. İlk çağlardan başlayan tıp ve felsefe birlikteliği, ilk filozofların hekim, hakim, din adamı olmalarıyla devam etmiş; zamanla felsefenin gelişip kendi disiplinini oluşturması ve bilimin de kendi koşullarında gelişmesiyle yolları ayrılır gibi olmuştur.
YENİ AKADEMİK DÖNEM BAŞLARKEN
Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, adından da anlaşılacağı üzere Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi dallarında uzmanlık eğitimi verilen bir eğitim ve araştırma hastanesidir. Türkiye’nin ve İstanbul’un gerek fiziki olarak kapladığı alan, gerek yatak kapasitesi, gerek hasta sayısı ve gerekse tıbbi ve cerrahi işlem açısından ilk sıralarda yer alan bir hastanesidir.
ÜÇ AYIN ARDINDAN
‘Süreyyapaşa Ailesi’nin değerli üyeleri,
Hekimbaşı olarak sizlerle geçtiğimiz üç ayın bir değerlendirmesini yapmak, duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Bu üç ayın ilk ayını tanışma ve tebrikleri kabul etme, sonraki iki ayı da tanıma ve alışma dönemi olarak tanımlıyorum. Allah nasip ederse bundan sonraki bir yıllık süreyi ise toparlanma, her şeyi gözden geçirip yerli yerine oturtma ve atılım için hazırlanma dönemi olarak düşünüyorum.




