YENİDEN MERHABA
Nerde kalmıştık?
Aslında 2011 yılının son haftasında hastanedeki akademik ve idari kadro ile yaptığımız aylık olağan toplantılarda hep birlikte 2011 yılının ikinci yarısının bir değerlendirmesini ve muhasebesini yapmıştık. Ve yine bu toplantılarda bir hususta da herkesi dilimin döndüğünce yaklaşan bir fırtınaya karşı uyarmıştım. Bu fırtına gelip geçene kadar sabır ve sükunet tavsiye etmiştim. Bu ortalığı kasıp kavuran, yıkıp geçen fırtına dindi, ‘yaşandı ve bitti’. Bu belki bir gün olacaktı, bu hayır mıdır şer midir bilmiyorum. Fakat en azından Süreyyapaşa Hastanesi üzerinden bir gölge kalktı, kara bulutlar dağıldı ve düne kadar ‘suret-i hak’tan gözüken bazı çehreler gün ışığına çıktı. Artık Süreyyapaşa Hastanesi’nde “Her şey ama her şey 24 Haziran sabahındaki gibi olacak kimsenin şüphesi olmasın” diye düşünen kişi ve onunla birlikte hareket edenlerin, zamanı tersine çevirmeye çalışanların, hastaneyi geriye götürmeye çalışanların devri sona ermiştir.









“Sevdasını koyup heybesine koyuldu yola,











